6.11.2016

Kişisel bir VPN sunucunuz olsun mu? Bence olsun!

Merhaba,

Malum ülkemizde internet erişiminin ne kadar süreyle hangi adresler için kesileceği pek belli olmuyor. Bu erişim engelleme işlemi sırasında kurunun yanında yaşta yanıyor tabi. Örneğin geçenlerde gitub ve dropbox'a erişimin engellenmesi bir çok meslektaşımı zor durumda bırakmış ancak VPN hizmetleri ile sorun derinleşmeden ilgili kaynaklara yeniden erişebilir hale gelmiştik. Şimdi yayınlanan bazı haberler tanınmış VPN hizmetleri ile ilgili olarakda erişim engelleme yapıldığı yönünde. Şu anda kontrol ettiğimde ben de ZenMate üzerinden erişim sağlayamıyorum mesela.

Bu durum için ise alternatif bir çözüm kendi OpenVPN sunucunuzu kurup, onun üzerinden erişim sağlamak. Bunun için yurt dışındaki hizmet sağlayıcılardan birinden bir vps kiralayabilir trafiğinizi bu openVpn sunucusu üzerinden yönlendirebilirsiniz. Örneğin Digital Ocean tarafından sağlanan portletler işinizi görecektir. Şu linke tıklayarak ayda 5 dolarlık bir portlet oluşturup kişisel openVpn sunucunuzu kurabilirsiniz. Bu sadece bir seçenek tabi pek çok fiyat ve özellikte barındırma hizmeti dünyanın her tarafından sağlanıyor isteğinizi seçip aynı yolu izleyerek sonuca ulaşabilirsiniz. Bu linki kullanırsanız referral olarak ben credit kazanmış olacağım :).  Ayrıca sizde 10 doarlık bir credit kazanmış olacaksınız.

Ben bundan sonrasını digital Ocean üzerinden anlatıyorum ama kurduğunuz işletim sistemi Ubuntu 16.04 olduğu sürece adımların pek değişeceğini sanmıyorum.

Öncelikle Ubuntu 16.04 yüklü bir portlet oluşturun. Digital Ocean sanal sunucunuz için pek çok lokasyon sağlıyor. Ben Amerika yerine avrupada bir lokasyon seçmenizi öneririm.

Portletinizi oluşturduktan sonra size sunucunuzun root kullanıcısının şifresi eposta ile gelecek. İster dashboarddaki web consolunu kullanarak isterseniz putty gibi bir SSH client kullanarak sanal sunucunuzda oturum açın. İlk giriş sırasında şifrenizi değiştirmeniz istenecek. Daha sonra aşağıdaki adımları takip edin. Ayrıca bu yazıya örnek olan orjinal tutoriala da isterseniz bu linkten ulaşabilirsiniz.

28.12.2014

Canvas Input

Uzun bir aradan sonra merhaba :)

HTML5 Canvas üzerinde oyun geliştirmeye çalışırken karşılaştığım bir soruna Gold Fire Stüdyoları oldukça güzel bir çözüm bulmuş. Oyunun akışı içerisinde kullanıcıdan girdi almak istediğinizde canvasın dışına çıkmak istemiyorsanız biraz uğraşmanız gerekebiliyor. Gold Fire Stüdyoları da aynı sorunla karşılaşmış ve CanvasInput'u üretmişler.

Öncelikle linkleri vereyim. CanvasInput Github,

Web sayfasında ve githubdaki açıklamalarda da görebileceğiniz gibi HTML Input tagi ile aynı işlevi görecek ama tamamen canvas içinde kullanılacak bir kullanıcı girişi deneyimi sağlamak.

Kullanımı çok basit. CanvasInput.min.js include edildikten sonra aşağıdaki kod bloğu ile en basit haliyle bir input oluşturulabiliyor.
<canvas id="canvas" width="200" height="50"></canvas>
var input = new CanvasInput({
  canvas: document.getElementById('canvas')
});
Oluşturduğunuz inputun stilini ve davranışını değiştirmek için pek çok özellik de sağlanmış. Bu özelliklerin listesine de yine CanvasInput'un tanıtıldığı sayfadan erişebilirsiniz.

12.03.2013

Yandexle canım Yandexle

Yandex pek çok başarılı hizmetle karşımızda bir taraftan da bir reklam çılgınlığıdır sürüyor. Hele son kampanya on numara Lamborghini (Markayı yazmak bile yorucu arkadaş...) veriyormuş Yandex. Neyse versinler tabi mesele o değil. Şimdi bu Yandex browser denen dalga bildiğin webkit işte ortada "Ay ne güzel!", "Herkez Yandex kullansın süfeeer" gibi bir durum yok hoşuna giden güzel güzel kullansın. Ben logosunu sevmiyorum plaj topu gibi başka bir şey bulamamışlar mı arkadaş. Bak yine uzattım lafı.

Şimdi bu Lamborghini kampanyasına katılma şartı olarak yandex browser indirilecek, kurulacak, kampanya sayfasına gidilecek onunla kayıt olunacak ya. Hiç gerek yok. Chrome ya da firefox kullanıyorsanız eklenti olarak bir user agent switcher indiriyorsunuz şu  linkten user agent stringini alıp eklentinin ayarlar sayfasından yeni agent stringi ekliyorsunuz. Hayırlı olsun Yandex browser görünümlü chrome ya da firefox tarayıcınız hazır. Onunla girip yapabilirsiniz kayıt işleminizi. Ha illa bir yandex e-posta hesabı açacaksınız o ayrı.

Niye mi? Hiç eğlence olsun. :)


6.12.2012

measureText()

Bugün bir proje için canvas ile sürüklenebilir kutular oluşturmaya çalışıyordum. Her kutunun da bir başlığı olması gerekiyor. Kutuları gösterdik. Kullanıcıların kutuları seçmesine olanak sağladık. Kullanıcılar kutuları sürükleyebildiler hepsi süper!

Kutunun başlığı parametrik, yani kutuyu çizerken metni biliyoruz ama metnin uzunluğunun kaç piksel olduğundan haberimiz yok yani kutunun genişliğinden uzun bir metin kutunun ve yanındaki her şeyin başlığı olmaya aday :)

İşte bu durumda kutumuzu oluşturmadan önce  başlık metninin kaç piksel genişliğinde yer kaplayacağını bulmamız lazım. Burada canvas contextinin  measureText() metodu imdadımıza yetişiyor. parametre olarak başlık metnimizi verip dönen objenin width değerini aldığımızda; artık kutumuzun genişliğinin ne olması gerektiğini biliyoruz.

11.07.2012

Jelastic


Java web projelerini host etmek hemen hemen her zaman geliştiriciye sistem uzmanlığı deneyimi de yaşatan, zaman zaman insanı canından bezdiren bir durum. Şöyle küçük olmayan, geliştirici ortamından yavaş yavaş kanatlanması gereken bir projeniz varsa Jelastic'i yukarıdaki tabloyu yaşamamak adına bir denemenizi tavsiye ederim.

15 günlük bir deneme hesabı açabiliyorsunuz. Bu deneme hesabında bazı sınırlamalar var ama sonuçta deneme hesabı :) Hesabı farklı coğrafi yerlerde oluşturabilme seçeneği sunulmuş. Kuzey Amerika seçeneği ile Avrupa seçeneğini denedim. Kuzey Amerika da hesap başına daha çok kaynak kullanılmasına imkan sağlanmış.

Hesabınızı açtığınızda artık kendinize bir environment oluşturabiliyorsunuz. Bunun için aşağıda ekran görüntüsünü görebileceğiniz, çok kullanışlı bir araç sağlanmış. Oyuncak gibi resmen. :) Siz istediğiniz özellikleri seçtikçe sağ tarafta aylık minimum ve maksimum maliyetler sizin için hesaplanıyor.


Bu araçla ssl, load balancer (nginx kullanılmış), application sserver (Glassfish, Tomcat 6 ve 7, Jetty), veri tabanı (MySQL, PostgreSQL, MariaDB) ya da noSQL seçebiliyorsunuz. Sunucu sayınızı arttırabiliyor, sunucularınıza public ip alabiliyor, JDK versiyonunuzu değiştirebiliyorsunuz. Tabi ne kadar ıvır zıvır eklerseniz sağ taraftaki tutarların da o oranda arttığını görüyorsunuz :)

En azından bir göz atın derim. Sadece deneme hesabını kurcalamak bile oldukça eğlenceli. Ayrıca deployment çok kolay sadece war dosyanızı web arayüzünden upload ediyorsunuz.

2.07.2012

Native vs Web



Bu aralar internet aleminde yazılım geliştiricilerin itişip kakıştığı bir konu da biz bu telefonlara uygulamaları kendi  işletim sistemlerinin SDK’ları ile mi (Native) geliştirelim yoksa  mobil tarayıcılarda da çalışmak üzere tasarlanmış web uygulamaları mı geliştirelim sorusu.

Uygulamanın birden çok platform da yer alıp almayacağı, geliştiricinin yatkın olduğu dil, geliştirme kolaylığı ve benzeri bir sürü özelliği bu iki seçeneğin artı ve eksilerine yazabiliriz ama ben konuya bir başka açıdan bakmaya çalışıyorum. Ne kadar güzel uygulama geliştirirseniz geliştirin, fikriniz ne kadar muhteşem olursa olsun, para kazanmak için gereken şey kullanıcının o uygulamadan haberdar olmasından ve kolayca edinebilmesinden geçiyor.

Native uygulamalar Apple Appstore, Google Play ya da Microsoft Marketplace gibi hizmetlerin üstünlüğüne sahip. Mozzila Marketplace (Henüz son kullanıcıya açık değil ama) ve Chrome Web Store  durumu eşitlemeye çalışıyor olsa da henüz kendilerinden çokça söz ettirebilmiş değiller. Bu durum geliştirilen uygulamanın pazara inmesinde Native uygulamalar için çok ciddi bir avantaj sağlıyor.

Bir başka konu kullanıcının bakış açısı. Bu anlamda da Native uygulamaların iki avantajından bahsedebiliriz. Kullanıcı derken işi yazılım geliştirmek olmayan bizim ön yargılarımıza sahip olmayan bireylerden bahsediyorum.

Birincisi, kullanıcı alışkanlığı. Delinin biri kuyuya  bir taş atmış kırk akıllı çıkartamamış misali Bu işin başlangıç noktasında I-ıvır ile ilgili olarak geliştirilip kullanıcılara yayılmış olan bir sürü uygulama var. Kullanıcılar hali hazırda Mobil Uygulama Mağazalarını kullanmaya alışmış bu mağazalarla tümleşik hizmet veren ödeme sistemlerine entegre olmuş vaziyetteler. Üstelik hallerinden de memnunlar.


İkincisi, istenilene bir adımda ulaşmanın rahatlığı. Şunu demek istiyorum; ne kadar kısayollar eklenerek tek tıkta web uygulamasına erişimin sağlanması mümkün olsa da kullanıcı bir şeyin içinde başka bir şey kullandığı fikriyle ikinci elden bir deneyim kazandığı psikolojisine kapılıyor.

Bu  durum aslında web uygulamalarının yaygınlaşması sırasında Windows uygulamalarının bazı alanlarda daha az kullanılmaya başlanması ile çok benzeşiyor. İlk başlarda müşteriye “Önce tarayıcıyı açacaksın”’ı anlatmak çok zordu zamanla bu durum değişti. Artık bazı işleri masa üstü uygulamaları ile yapmak bazı işleri web uygulamaları ile yapmak bize garip gelmiyor. Hatta hep kendi bilgisayarımızda hiçbir yazılımın kalmayacağını konuşuyor belki de o duruma doğru hızla ilerliyoruz. Ben oyumu web uygulamalarından yana kullansam da (Hem Masa üstü uygulamalara hem de native mobil uygulamalarına karşı) bunun bir süreç olduğunu unutmadan geliştiricilerin sonuçta nereye varılacağından çok mevcut durumda pazarın nasıl hareket ettiğine bağlı kalmaları gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta para da kazanmalıyız değil mi?

5.06.2012

TROLOLOLOLOLOLOLOLOLOLO



Eduard Anatolyevich Khil ya da hepimizin bildiği adıyla trololo man (istediğiniz kadar lolo ekleyin işte) dün vefat etmiş. 
Arkadaşım Özgür Çakmak şu adrese bir baksana dediğinde ve sonrasında canım her sıkıldığında hayatıma keyif katan bu beyefendinin anısının çok uzun süre yaşamaya devam edeceğinden eminim :)

4.06.2012

Scrum


Agile software development yapanların da benimsediği Scrum diye bir yazılım geliştirme metodu varmış.

Hoş bir yönteme benzemekle beraber, Türkiye şartlarında yeterli büyüklükte ve yeterlilikte bir ekibe sahip olmadan uygulanması biraz zor gibi görünüyor.

Her şeyden önce bir product owner'a ihtiyaç var. Yani müşteri ya da müşterinin sizin taraftaki temsilcisi, eğer iç proje ise ilgilisi/sorumlusu da bu yapının içinde yer alacak kadar ilgili olmalı. Vakit ayırmalı. Sınırlarını kabul etmeli. Eh hadi böyle bir şey oldu diyelim. Mesela 30 günlük bir sprint boyunca sprinte başlarken belirlenen sprint backlog'a sprint sonuna kadar bağlı kalınmalı. Scrum master bu süre içerisinde dışarıdan gelen müdahalelere karşı ekibi Thermopylae geçidini tutan Kral Leonidas gibi savunmalı. Eh bu da oldu diyelim. Ekip cross-functional ve self-organized olmalı!

Şimdi benim fikrim o ki bu yukarıdakilerin hepsi olsa zaten ne metod uygularsanız uygulayın o proje yolunda gider :)

Ama yine de güzelmiş :) Ben de istiyorum arkadaşım. Ya böyle bir çalışma ortamı ya da ne içiyorsanız ondan!

16.05.2012

Diablo 3


Diablo 3 piyasaya çıktı büyük ihtimalle biliyorsunuzdur. Bende WOW annual pass aracılığıyla oyuna sahip olmuş durumdayım. Görsel olarak çok tatmin edici. Oyunun görselliği dışında çok da bir önceki versiyonundan farkı yok diyebilirim. Ama oynanır eğlenilir.

Oyunun en sıkıntılı noktası offline olarak oynanamıyor olması. Normalde çok büyük sıkıntı olmayacak olan bu durum Blizzard'ın authentication sunucuları size cevap vermeyince kabusa dönüşebiliyor. Wow sayesinde milyonlarca kullanıcının ne kadar trafik yaratabileceği, ne kadar kaynağa ihtiyaç duyacağı konusunda ciddi miktarda bilgiye sahip olduğunu düşündüğüm Blizzard uzuuuuun beta programına ve yaptığı stres testine rağmen sattığı kadar kullanıcıya hizmet sunacak yapıyı oluşturamamış gibi görünüyor. Concurrent requestlerden dolayı hizmet veremiyoruz diye bilgi vermek de ilginç olmuş :) Ne olmasını bekliyorlardı bilmiyorum. Kullanıcılar kendi aralarında koordine olup sırayla mı login olacaklardı?

Bakalım Mists of Pandaria yayınlanınca neler olacak :)



11.05.2012

Jquery ile sürükleyelim :)


Jquery'nin UI kütüphanesi ile birlikte bir şeyleri sürükleyip bırakılabilir hale getirmek cidden çok basitmiş. Hem de çok eğlenceli :) Jquery ve Jquery UI'ı indirmek bir ön gereksinim tabi. UI'ı download ederken istediğiniz paketleri de seçebiliyorsunuz.

Sonra basit bir html dosyası oluşturalım. Linkteki gistte de gördüğünüz gibi indirdiğimiz jquery dosyalarını import edip iki tane div oluşturuyoruz. Divlerimize basitçe stil veriyoruz. Sonra script taglarının içine hangi element(ler)in sürüklenebilir olduğunu belirten minicik bir ifade yazıyoruz ve hatta stack opsiyonu ile belirttiğiniz classa ait bir elementi sürüklerken z-index de ayarlanıyor ve son dokunduğunuz kutu hep üstte kalıyor. Hepsi bu. Artık sürüklenip bırakılabilen kutularımız var :)

4.05.2012

Javascript Call fonksiyonu


Bu aralar herkes her şeyi javascriptle yapıyor. Bende bir librarynin source code'unu incelerken görüp nedir bu acaba diye mereak edip tanıştığım bir fonksiyonu buradan paylaşayım dedim. Anladığım kadarıyla böyle çokta kullanılmayan ama gerektiğinde de hayat kurtaran bir fonksiyon call fonksiyonu.

Bir javascript sınıfı tanımladık diyelim bu sınıftan bir başka sınıf türetmek istediğimizde, javacasıyla söylemek gerekirse bir sınıfı extend etmek istediğimizde ne yapacağız? Hiyerarşide üstte olan sınıfın method ve fieldlarına alttaki sınıftan nasıl erişilecek? İşte bu sorunun cevabı call fonksiyonunda.

Ayrıca anonim fonksiyonların çağrılmasında da kullanılabiliyormuş.

Detaylı bilgi için MDN.

3.05.2012

Trello


Hani böyle her şey bir karışır. Kafa karman çorman olur. O sırada ben bir şey yapacaktım da neydi diye düşünür ya insan. Hah işte o sırada açıp bu Trello şeysine bakıyorum ben. Şeysi diyorum çünkü nasıl tanımlayayım nedir bu Trello kafamda çok net değil. Çok işime yarıyor orası net :)

Şimdi şöyle, Trello da temel olarak panolarımız (board) listelerimiz ve kartlarımız var. Öreğin workboard diye bir pano açıp, bu panoya to do, doing, done diye üç tane liste ekleyip, işlerinizi bu pano üstünde kolaylıkla takip edebiliyorsunuz.
Her panoya üyeler ekleyip kartları bu üyelere atayabilir, kartları etiketleyip (renkli menkli :) ), bitiş tarihi ekleyip, checklistlerle bezeyebilirsiniz :)

İşiniz bitince de kartınızı arşivleyip kalabalığı azaltabiliyorsunuz :)

Herkese tavsiye olunur.

14.10.2011

"I'm not glad he's dead, but I'm glad he's gone."


stallman.org'dan alınmıştır.
'As Chicago Mayor Harold Washington said of the corrupt former Mayor Daley, "I'm not glad he's dead, but I'm glad he's gone." Nobody deserves to have to die — not Jobs, not Mr. Bill, not even people guilty of bigger evils than theirs. But we all deserve the end of Jobs' malign influence on people's computing.' Richard Stallman

13.04.2011

Belgariad - 2. Kitap - Tolnedra

...
"Planınızın küçük bir kusuru var Dük Kador," dedi Mandorallen mızrağını bir ağaca dayayarak.
"Ben bir kusur göremiyorum Baron," dedi Kador havalı bir tavırla.
"Kusurunuz pervasızca kılıcımın menziline girmeniz," dedi Mandorallen. "Kafanızı alıverirsem, kafasız bir vücudun bir taca da ihtiyacı olmaz."
Kador, Mandorallen'e endişe ile bakarak, "Yok canım," dedi pek kendinden emin olmayan bir sesle. "Sayıca sizden çok üstünüz."
"Basiretsiz bir fikir," dedi Mandorallen. "Ben cihandaki en kudretli şovalyeyim ve zırhlıyım. Askerleriniz kılıcımın önünde biçilecek buğday başaklarından farksız. Sonunuz geldi Kador." Böyle diyerek koca kılıcını çekti.
...

21.06.2010

TTnet "Disconnecting people" !

Pazar sabahı, bu hafta sonu eğitime gitmemenin hafifliğiyle kalktım bilgisayarımı açtım ve bir de baktım ki internete bağlanamıyorum. Bilgisayarımın ağ ayarlarını ve modemimi kontrol ettikten sonra TTnet'in teknik destek hattını aradım. Her zamanki çeşit çeşit numaraya basmaca oyununu oynayıp telefon servisini de kendisinin verdiği firmaya hangi müşterileri olduğumu anlattıktan sonra bir telesekreter mesajı ile karşılaştım. Benim bulunduğum bölgede iki saatlik planlı bir çalışma varmış ondan sonra internete erişebilecekmişim. TTnet ile olan ilişkilerimde böyle işlerin gece yapılmasını bekleme durumunu çoktan geçtiğimden iki saat bekledim, internet erişimim açıldı, hayatıma devam ettim.

Tam bunlar geçti derken pazartesi sabahı aynı olayla iş yerimde karşılaşınca yine attı benim sigortalar tabi. Yahu pazartesi sabahına böyle çalışma koyulur mu? 5 saatlik çalışma ne demek? Hayır bir de verdikleri bilgi de hatalı. İki kat aşağısı bizim bölge değil mi? Oradaki hat nasıl çalışıyor?

Ayrıca başlıktaki harika sloganı üreten arkadaşım Berkin Bozdoğan'a teşekkür ediyorum.

15.03.2010

Bir kitaptan alıntı

Bilenlere lafım  yok ama şu dünyadan bir kaç satır David Eddings okumadan gitmek olmaz.
Aşağıdaki alıntı  Belgariad serisinin dördüncü kitabı Büyülü Şato'nun Giriş kısmından.

....
Bunun üzerine parşömen parçalarına imza atmaktan çocukça bir zevk alan Nedra oğullarıyla anlaşmalar imzalandı. Ancak, çok değer verdikleri cicili bicili ıvır zıvırla dolu gemileriyle Riva körfezine girdiklerinde, Riva kralı güldü ve şehrin kapılarını kapatarak onları içeri almadı.

Nedra oğulları İmparator dedikleri krallarına şikayete koştular ve sokaklarında mallarını satabilmeleri için şehrin kapılarını açtırmasını rica etiler. Bunun üzerine İmparator, ordusunu adaya yolladı. Tabii, Tolnedra adını verdikleri bu krallıktan gelenlerin Deniz'den geçmesine izin vermek başka bir şeydi, Riva kapılarına bir ordunun dayanması başka bir şey. Riva Kralı limanın boşaltılmasını ve Tolnedra gemilerinin körfezden temizlenmesini emretti, ve öyle yapıldı.

Tolnedra İmparatorunun gazabı korkunç oldu. Ordularını toplayarak Rüzgarlar Denizi'ni geçmeye hazırlandı. O zaman barışsever Alornlar toplanarak bu düşüncesiz İmparatorla anlaşmaya çalıştılar. Ona bir mesaj göndererek dediler ki: Eğer ısrar edersen, gelip İmparatoru da krallığını da yok ederiz ve kalıntılarını da denize dökeriz. İmparator bu barışçı mesaja boyun eğdi ve o delice maceradan vaz geçti.
...

Seriyi okumuş olanların yüzündeki gülümsemeleri görür gibiyim.:) Okumayanlar da hiç durmasın bence :)

4.02.2010

Starcraft 2 Geliyor!

Starcraft 2'nin çıkış tarihi açıklanmış. İlgilenenlerin oyunun betasına battle.net accountu oluşturarak ulaşması da mümkün.

Haber: http://www.shiftdelete.net/starcraft-2nin-piyasaya-cikis-zamani-belli-oldu-17999.html
Official Sİte : http://www.starcraft2.com

3.02.2010

Sizin hiç IP'niz bozuldu mu?

Evet sorum aynen başlıkta okuduğunuz gibi. Hayır yanlış okumadınız. Hayır monitörünüzün ayarlarında da bir problem yok. Ve hayır delirmiş filan da değilim.

Bugün TTnet ADSL aracılığıyla sağladığımız internet erişiminin kesintiye uğraması sonucu, bahsi geçen kurumun teknik destek yetkilileri ile yapmış olduğum görüşmeler aracılığıyla öğrenmiş bulunuyorum ki IP adresleri bozulabilmekte! Maalesef bu durumun tek çözümü ise IP adresinizin değiştirilmesi. STATİK IP adresinin değiştirilerek tamir edilmesi durumunun trajikomikliği aşikar!

Size tavsiyem IP adreslerinizin (Yetkilinin söyleyişiyle IP'nizin) bozulmaması için bakımlarını yaptırmayı unutmamanız. Bütün gün uğraşıp IP'mizin bozuk olduğunu tespit edip IP'mizi değiştirerek bizi bu illetten kurtardığın için 'teşekkürler' TTnet.

2.02.2010

Mühim Bir Gün

Bu gün eşim Öznur Sultan'ın doğum günü :) Tüm yurtta çeşitli etkinliklerle bitanemin doğum haftası kutlansın lütfen :)

1.02.2010

Magic The Gathering - Worldwake Prerelease

Cuma günü Nişantaşı City's de worldwake prerelease'i vardı. Ben de duramadım karıştım aralarına :) Yeni setin kartları çok tatmin edici olmasa da eğlenceli bir turnuva oldu ama biraz da yorucuydu tabi. Yusuf Kemal Vefa (Organizatör) ve Berkin Bozdoğan'a (Hakem) buradan tekrar teşekkürler.